Cemil DEVECİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “İnsanı Düzeltirsen Her Şey Düzelir”

“İnsanı Düzeltirsen Her Şey Düzelir”

İlkadım kenti Samsun’da ‘İnşa Enstitüsü/ Sivil Toplum Platformu’ kurulmuş olup; içinde düşün insanları, eğitimli, özgür ideal insan arayışı ve özlemi içinde  olan kişiler mevcut.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

İlkadım kenti Samsun’da ‘İnşa Enstitüsü/ Sivil Toplum Platformu’ kurulmuş olup; içinde düşün insanları, eğitimli, özgür ideal insan arayışı ve özlemi içinde  olan kişiler mevcut.

Platform yöneticileri bir gün beni büromda  ziyaret ettiler, çalışmaları hakkında bilgi verdiler ve çalışma toplantılarına davet ettiler.

Gittim, katılımcılarla tanıştım, çalışmalarını izledim, ‘insanı düzeltirsen her şey düzelir’ fikri/iddiası bu platformun özgün görüşü. Platformun bir üyesi olarak benimde düşünsel bir katkım olsun istedim.

İnsanlık tarihi boyunca; siyaset, din, hukuk, ekonomi ve eğitim alanlarında yürütülen tartışmalar, “İnsan nasıl bir varlık olmalıdır?” sorusuna yanıt bulmak için yapılmıştır. Çünkü devletin niteliği, toplumun ahlakı, ekonominin üretkenliği, hukukun adaleti ve kültürün yaratıcılığı büyük ölçüde insanın niteliği tarafından belirlenmektedir. Bu nedenle “İnsanı düzeltirsen her şey düzelir” özdeyişi, yalnızca ahlaki bir öğüt değil; sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve siyasal bir gerçeklik olarak değerlendirilmelidir.

Platformun çalışma başlıklarından bazılarını esas alarak; özgür birey, ortak yarar, bilgi temelli insan doğası, insan ekosistemi  “ideal insan” modelini disiplinlerarası bir bakış açısıyla incelemeye çalışacağım.

İnsan doğası doğru anlaşılır, bilgiyle geliştirilir ve özgürlük içinde örgütlenirse; siyasal, ekonomik ve toplumsal sistemler de doğal olarak iyileşir.

  1. İdeal İnsan Sorunu: Felsefi ve Bilimsel Arka Plan

İdeal insan düşüncesi, insanlık tarihinin en eski tartışmalarından biridir. Antik Yunan’da”Sokrates”, “Kendini bil” ilkesini esas alarak, insanı “politik hayvan” olarak tanımlamış ve insanın toplumsal doğasına dikkat çekmiştir.

Modern dönemde iseJean-Jacques Rousseau,  insanın doğası gereği özgür doğduğunu, ancak toplumsal yapılar tarafından zincire vurulduğunu savunmuştur.

Çağdaş psikoloji ve nörobilim ise insanın davranışlarının yalnızca biyolojik dürtülerden değil; öğrenme süreçlerinden, çevresel etkilerden ve bilgi birikiminden şekillendiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, “insanın doğası bilgi setidir” tezini güçlendirmektedir.

İnsan yalnızca, doğuştan biyolojik potansiyellerini taşır. Onu insanlaştıran temel unsurlar ise; öğrendiği bilgiler,kurduğu ilişkiler,yaşadığı çevre,geliştirdiği bilinç ve deneyimlediği özgürlük düzeyidir.Dolayısıyla insan, değiştirilemez bir kader değil; sürekli güncellenen bir bilgi sistemidir.

  1. İnsan Kendini Anlamalı: Bilinç ve Öz-Farkındalık

İdeal insanın ilk koşulu kendini anlayabilmesidir.

Kendini anlamayan insan;korkularının esiri olur,önyargılarla hareket eder,kolay manipüle edilir,otoriteye bağımlı hale gelir ve yaşamını başkalarının tanımladığı kalıplarla sürdürür.

Buna karşılık kendini anlayan insan; duygularını yönetebilir,eleştirel düşünebilir,başkalarının haklarını kavrayabilir, özgürlüğün sorumluluk gerektirdiğini bilir ve bireysel çıkar ile toplumsal yarar arasında denge kurabilir.

Modern psikolojide buna “öz-farkındalık” denilmektedir. Öz-farkındalık gelişmeden demokratik yurttaşlık kültürü gelişemez.Çünkü demokrasi yalnızca sandık değildir; bilinçli bireylerin ortak yaşam sözleşmesidir.

III. Doğasından Beslenen Özgür İnsan

İnsan doğası baskıyla değil, özgürlükle gelişir.

Baskıcı toplumlarda; yaratıcılık azalır,korku kültürü oluşur,bilim geriler,toplumsal güven azalır ve birey edilgenleşir.

Özgür toplumlarda ise; düşünce üretimi artar,yenilikçilik gelişir, ekonomik dinamizm güçlenir,sanat ve bilim ilerler,birey topluma daha güçlü bağlanır.

Özgürlük; yalnızca siyasal bir hak değildir;aynı zamanda:

Düşünme özgürlüğü,Soru sorma özgürlüğü,Öğrenme özgürlüğü,Eleştirme özgürlüğü ve Farklı olabilme özgürlüğüdür.

İdeal insan modeli, korkuyla değil bilinçle hareket eden insan modelidir. Çünkü korku itaati üretir; özgürlük ise sorumluluğu.

 

 

  1. Ortak Payda / Karşılıklı Yarar İlkesi

İnsan toplumsal bir varlıktır. Bu nedenle bireysel çıkar ile toplumsal yarar arasında sürdürülebilir bir denge kurulmadan sağlıklı bir toplum inşa edilemez.

“Ortak Payda/Karşılıklı Yarar” ilkesi, bu noktada temel bir medeniyet yaklaşımıdır.

Bu ilkeye göre; bireyin özgürlüğü toplumun yararıyla çatışmamalı,toplum bireyin haklarını yok etmemeli; ekonomik sistem yalnızca sermayeyi değil insanı da korumalıdır. Siyasal sistem yalnızca çoğunluğu değil azınlığı da güvence altına almalıdır.

Bu yaklaşımın bilimsel karşılığı, oyun teorisindeki ‘kazan-kazan modeli’dir.

Toplumlar uzun vadede işbirliği kurabildikleri ölçüde gelişirler. Sürekli çatışma üreten toplumlar ise enerji kaybeder, kutuplaşır ve ekonomik-siyasal krizlere açık hale gelir.

Dolayısıyla ideal insan;yalnızca “ben” merkezli değil; “biz” bilincine sahip,karşılıklı yararı gözeten,empati kurabilen bireydir.

  1. İnsan Bilmediğinin Düşmanıdır

İnsanlık tarihindeki birçok çatışmanın temelinde cehalet bulunmaktadır.

Irkçılık, mezhepçilik, fanatizm, yabancı düşmanlığı ve toplumsal nefret çoğu zaman bilgi eksikliğinden beslenmektedir.

İnsan bilmediğinden korkar; korktuğunu tehdit olarak algılar;tehdit olarak algıladığını düşmanlaştırır.

Bu nedenle bilgi yalnızca bireysel gelişimin değil; toplumsal barışın da temel aracıdır.

Eğitim sistemlerinin temel amacı yalnızca meslek kazandırmak olmamalıdır. Aynı zamandaeleştirel düşünce,empati,bilimsel yöntem,etik bilinç,demokratik kültürkazandırmalıdır.

Bilginin olmadığı yerde dogma büyür. Dogmanın büyüdüğü yerde otoriterlik güçlenir. Otoriterliğin güçlendiği yerde ise insanın özgür gelişimi durur.

 

 

Bilgi Hayatın İnşasına Aracı Olmalıdır.

Modern çağın en büyük sorunlarından biri bilgi ile yaşam arasındaki kopuştur.Bugün insanlık tarihin en büyük veri üretimini gerçekleştirmektedir; ancak aynı zamanda yalnızlık, yabancılaşma, depresyon, güvensizlik ve toplumsal parçalanma da artmaktadır.Çünkü bilgi çoğu zamantüketim,manipülasyon,propaganda ve piyasa kontrolü için kullanılmaktadır.

Oysa bilgi;insanı geliştirmeli,yaşam kalitesini artırmalı,toplumsal dayanışmayı güçlendirmeli,doğayla uyumu sağlamalı ve özgürlüğü genişletmelidir.

Bilgi, yaşamı inşa eden etik bir araç haline dönüşmediği sürece teknoloji tek başına insanlığı kurtaramaz.

Nitekim yüksek teknolojiye sahip toplumlarda bile eşitsizlik, yalnızlaşma ve toplumsal çürüme görülebilmektedir.

Bu nedenle ideal insan modeli yalnızca “bilen insan” değil; bilgiyi yaşamın iyiliği için kullanan insandır.

 İnsan Ekosistemi Kavramı

Nasıl doğada ekolojik sistemler varsa, insan topluluklarının da bir “insan ekosistemi” bulunmaktadır.

İnsan ekosistemi;aile,eğitim,hukuk,ekonomi,kültür,medya,kent yapısı,çalışma yaşamı ve siyasal sistemarasındaki etkileşimlerin toplamıdır.

Sağlıksız insan ekosistemlerinde;Şiddet artar,birey yalnızlaşır,bağımlılıklar çoğalır,toplumsal güven azalır,yolsuzluk yaygınlaşır ve demokrasi zayıflar.

Sağlıklı insan ekosistemlerinde ise; güven kültürü gelişir,üretkenlik artar,bilim ve sanat güçlenir,toplumsal dayanışma yükselir ve birey kendisini değerli hisseder.Dolayısıyla ideal insan yalnızca bireysel eğitimle ortaya çıkmaz; Onu üreten şey aynı zamanda sağlıklı bir toplumsal çevredir.

Baskı ve Cehalet Toplumu; Ezberci eğitim sistemi, Düşük ifade özgürlüğü, Yüksek ekonomik eşitsizlik, Kutuplaştırıcı siyaset, Bilim yerine dogmatik yaklaşım ve Güvensiz toplumsal ilişkiler tipik özellikleridir.

Sonuçları; Beyin göçü hızlanır, Yenilikçilik düşer, Şiddet eğilimleri artar, Kurumlara güven azalır, Ekonomik verimlilik geriler ve Toplum giderek daha kırılgan hale gelir. Bu modelde birey, korku ve güvensizlik içinde yaşayan edilgen bir özneye dönüşmektedir.

Bilgi ve Özgürlük Toplumu; Eleştirel düşünce odaklı eğitim, Güçlü hukuk devleti, Yüksek ifade özgürlüğü, Sosyal adalet mekanizmaları, Bilimsel yaklaşım, Katılımcı demokrasi ve Güçlü yerel dayanışma kültürü özelliklerini taşır.

Sonuçları; Yüksek toplumsal güven, Güçlü orta sınıf, Bilimsel üretim artışı, Düşük şiddet oranı, Yüksek yaşam memnuniyeti, Demokratik istikrar ve Daha yaratıcı ekonomi. Bu modelde insan; korkuyla değil bilinçle hareket eden aktif yurttaşa dönüşmektedir.

  1. İdeal İnsan Modelinin Temel İlkeleri:
  2. Öz-farkındalık, Kendi duygu ve düşüncelerini anlayabilen birey.
  3. Bilgi Temelli Düşünce, Dogma yerine bilimsel yöntemi benimseyen insan.
  4. Özgürlük Bilinci, Özgürlüğün sorumluluk gerektirdiğini bilen birey.
  5. Empati Yeteneği, Karşısındaki insanın haklarını anlayabilen yurttaş.
  6. Ortak Yarar Bilinci, Yalnızca kendisini değil toplumu da düşünebilen insan.
  7. Doğayla Uyum, İnsanı doğanın efendisi değil parçası olarak gören yaklaşım.
  8. Üretkenlik, Bilgiyi yaşamı geliştirmek için kullanan birey.
  9. Demokratik Kültür, Farklılıklarla birlikte yaşayabilme kapasitesi…

“İnsanı düzeltirsen her şey düzelir” sözü, romantik bir iyi niyet cümlesi değil; toplumsal dönüşümün temel yasasıdır.

Çünkü; yozlaşmış insan sağlıklı kurum üretemez,korku içindeki birey demokratik toplum kuramaz,bilgisiz toplum sürdürülebilir kalkınma sağlayamaz ve özgür olmayan insan yaratıcı olamaz.Bu nedenle çağımızın temel meselesi yalnızca ekonomik büyüme değil; insanın yeniden inşasıdır.

İdeal insan; özgür,bilinçli,bilgiyle gelişen,ortak yararı gözeten,doğayla uyumlu,demokratik kültüre sahip olmalıdır.

Böyle bireylerin çoğaldığı toplumlarda; hukuk güçlenir,ekonomi gelişir,şiddet azalır,demokrasi derinleşir,toplumsal güven artar.

Sonuç olarak insanlığın geleceği; teknoloji yarışından çok, nasıl bir insan yetiştireceği sorusuna vereceği cevapla belirlenecektir.Çünkü uygarlığın gerçek merkezi ne sermayedir ne silah gücü ne de teknoloji.Uygarlığın gerçek merkezi insandır.Ve insan değişirse, dünya da değişir.

 

 

 

“İnsanı Düzeltirsen Her Şey Düzelir”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!