Cemil DEVECİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3.  İnsanın Torak Gibi Kaynaşması

 İnsanın Torak Gibi Kaynaşması

Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi damarının en güçlü isimlerinden biri olan Orhan Kemal, insanı merkeze alan anlatımıyla yalnızca bir edebiyatçı değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın sesi olmuştur.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

Yazar Orhan Kemal’in, ‘İnsanı insan yapan büyük değer; İnsanlığın, İnsanlık tarafından, insanlık için yönetilmesi; İnsanın toprak gibi kaynaşması’ sözü bu gün için ne anlatıyor.

Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi damarının en güçlü isimlerinden biri olan Orhan Kemal, insanı merkeze alan anlatımıyla yalnızca bir edebiyatçı değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın sesi olmuştur. Onun, “İnsanı, insan yapan büyük değer; insanlığın, insanlık tarafından, insanlık için yönetilmesi ve insanın toprak gibi kaynaşmasıdır” düşüncesi, bugün yalnızca edebi bir ifade değil; çağımızın siyasal, ekonomik ve ahlaki krizlerine karşı güçlü bir toplumsal çağrıdır.

Bu sözün merkezinde üç temel kavram vardır: insanlık, ortak yönetim ve toplumsal kaynaşma. Bugünün dünyasına tam da bu üç alanın büyük bir aşınma yaşadığı görülmektedir.

İnsanlığın Krizi: Teknolojik Gelişme, Ahlaki Gerileme

İnsanlık bugün bilimde, iletişimde ve teknolojide tarihin en ileri dönemlerinden birini yaşamaktadır. Yapay zekâdan uzay teknolojilerine, dijital ekonomiden biyoteknolojiye kadar insanlık büyük bir üretim kapasitesine ulaşmıştır. Ancak aynı dönemde; savaşlar, yoksulluk, gelir eşitsizliği, göç krizleri, çevre felaketleri ve toplumsal kutuplaşmalar da derinleşmektedir.

Buradaki temel çelişki şudur: İnsanlık teknik olarak büyürken, insani olarak küçülmektedir.

Orhan Kemal’in sözü tam burada anlam kazanmaktadır. Çünkü onun işaret ettiği “insanlık için yönetim”, yalnızca devlet yönetimini değil; ekonominin, siyasetin, hukukun ve toplumsal düzenin insan onurunu esas almasını ifade eder. Bugün birçok ülkede sistemler insan için değil; sermaye, güç ve çıkar için işlemektedir. İnsan ise çoğu zaman yalnızlaşan, değersizleşen ve birbirine yabancılaşan bir varlığa dönüşmektedir.

“İnsanlık Tarafından Yönetim” Ne Demektir?

Bu ifade demokratik bir idealin çok ötesindedir. Burada anlatılan şey, halkın yalnızca seçim zamanı oy kullandığı bir düzen değil; karar süreçlerine katıldığı, denetlediği, ortak akıl ürettiği bir toplumsal yapı anlayışıdır.

Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar kendilerini yöneten sistemlere karşı güvensizlik duymaktadır. Çünkü siyaset çoğu zaman toplumdan uzaklaşmış, ekonomi halktan kopmuş, hukuk ise güç ilişkilerinin gölgesinde tartışılır hale gelmiştir.

Oysa “insanlık tarafından yönetim” şu ilkeleri içerir:

  • İnsan merkezli ekonomi,
  • Katılımcı demokrasi,
  • Sosyal adalet,
  • Fırsat eşitliği,
  • Şeffaf yönetim,
  • Emek ve üretim odaklı kalkınma,
  • İnsan onuruna dayalı hukuk düzeni.

Bu anlayışta devlet, insan üzerinde baskı kuran bir mekanizma değil; insanın özgürlüğünü, güvenliğini ve refahını koruyan ortak organizasyondur.

“İnsanın Toprak Gibi Kaynaşması” Neden Önemlidir?

Orhan Kemal’in kullandığı “toprak gibi kaynaşma” benzetmesi son derece güçlüdür. Toprak, farklı unsurları bir arada tutar; ayırmaz, dışlamaz, düşmanlaştırmaz. İnsan toplumu da ancak ortak yaşam kültürüyle ayakta kalabilir.

Bugün ise toplumlar;

  • Kimlikler üzerinden bölünmekte,
  • Siyasi kutuplaşmalarla parçalanmakta,
  • Ekonomik eşitsizliklerle ayrışmakta,
  • Dijital çağın yalnızlığı içinde birbirine yabancılaşmaktadır.

İnsanlaraynı şehirlerde yaşıyor olmalarına karşın; kendilerini aynı topluma ait hissedememektedirler. Ortak yaşam bilinci zayıfladığında ise demokrasi de, hukuk da, dayanışma da zarar görür ve işlevsizleşir.

Bu nedenle Orhan Kemal’in “kaynaşma” vurgusu romantik bir kardeşlik çağrısı değil; toplumsal istikrarın temel şartıdır.

Türkiye Açısından Meselenin Önemi

Türkiye gibi farklı kültürlerin, sınıfların, kimliklerin ve düşüncelerin iç içe yaşadığı toplumlarda bu düşünce çok daha değerlidir. Çünkü güçlü toplumlar, farklılıklarını çatışma sebebi değil; ortak zenginlik olarak görebilen toplumlardır.

Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından biri:

  • Yeniden güven duygusunun kurulması,
  • Adalet fikrinin güçlendirilmesi,
  • Ortak yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi,
  • İnsan onurunu merkeze alan bir kamu anlayışının oluşturulmasıdır.

Ekonomik kalkınma tek başına yeterli değildir. İnsan kendisini değerli hissetmiyorsa, emeğinin karşılığını alamıyorsa, hukuk karşısında eşit olduğuna inanmıyorsa toplumsal huzur kalıcı olamaz.

Sonuç: İnsan Merkezli Bir Gelecek Mümkün mü?

Orhan Kemal’in bu sözü aslında büyük bir medeniyet sorusudur.
“İnsan, insan için mi yaşayacak; yoksa güç, çıkar ve korku düzeni içinde birbirini tüketmeye devam mı edecek?”

Bugün dünya yeni bir yol ayrımındadır. Ya insanı yalnızca tüketen ekonomik bir nesne olarak gören anlayış derinleşecek ya da insan onurunu, dayanışmayı ve ortak yararı esas alan yeni bir toplumsal bilinç gelişecektir.

Gerçek ilerleme; daha yüksek binalar yapmak değil, daha adil toplumlar kurabilmektir.

Ve belki de Orhan Kemal’in yıllar önce söylediği bu cümle, bugünün en büyük ihtiyacını tek başına özetlemektedir.

 

 

 İnsanın Torak Gibi Kaynaşması
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!