Gerisini siz de getirirsiniz artık… Bazı sözler tarih içinde kendilerini hayata perçinleyecek bir önsezi ile söylenmiş gibi oluyor; zaman içinde yaşananlar, söylemin önemine önem, değerine değer katıyor.
Cumhuriyet kurucusu Gâzi Mustafa Kemal Atatürk, “Gençliğe Hitabet”te bunları iktidar sahipleri için söylemişti ama toplumun her kesiminde “gaflet ve dalalet ve hatta ihanet” için koşar adım gidenler her dönemde karşımıza çıkabiliyor ve toplumun gidişinde onlarca yıllık büyük yaralar açacak, halkı mutsuzluk ve yoksulluğa sürükleyecek bir anlayışın gönüllü esiri olabiliyorlar. Kuşkusuz, bu onların çıkar ve iktidar güdülerinin, kolay yoldan başarıya ulaşma amaçlarının, ün ve dünya malı edinme hırslarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor ama ceremesini masum milyonlar, on milyonlar, koskoca bir ülke çekiyor.
20. Yüzyıl sonu, 21. Yüzyıl başında “liberal” geçinen zevzekler sahnedeydi, “Erken Cumhuriyet Dönemi Kültür Eğitim Politikaları”na cephe açmışlardı. Aslında hedefin Cumhuriyet ilkeleri, erkler ayrılığı, bağımsız yargı olduğu çok sonra ortaya çıkacaktı. FETÖ ve diğer cemaat temsilcileriyle birlikte kürsülere çıktılar, ekranlarda boy gösterdiler, bedava her kapıya bırakılan cemaat gazetelerinde köşe yazarı oldular, televizyonlarda Cumhuriyet’i darbeci, vesayetçi ilan eden pozlarla Anayasal kurumlara veryansın ettiler. Kumpas davalarına alkış tuttular. 12 Eylül 2010 Referandumunda “Evet”, “Yetmez Ama Evet!” diyerek ülkeyi bugünlere getiren bir süreçte, “Gaflet ve dalalet ve hatta ihanet”in daniskasını yaptılar.
2024 yerel seçimlerinde iktidar hemen tüm büyük şehirlerde seçim yitirdikten sonra farklı bir oyun sahneye konmaya başladı. Bu kez “Gaflet ve dalalet” için başka bir kesim sahne aldı. Dünyada eşi benzeri görülmemiş yargı kararları ile yitirdikleri seçimlerin utancına aldırmadan kendilerine sunulan koltukları kabul eden “Butlancılar” tarih sahnesine çıktı. Tutuklanan, görevden alınan, suçluluğu kanıtlanmamış, hatta haklarında iddianame bile yazılmamış belediye başkanlarının yerine yapılan vekil seçimlerinde iktidar partisi ile işbirliği yaptılar, bütün bu işleri de bir hünermiş gibi, bir “arınma” çabasıymış gibi satmaya kalktılar. Yakından bakıldığında bu oyunun aracı olanların tamamının seçim kaybetmiş, toplum ve partisindeki delegelerin gözünden düşmüş birileri olduğu açıkça görülebilmektedir.
“Gaflet ve dalalet” içinde olanlar bu güzel ülkenin bu mazlum halkın çilesini, sıkıntısını uzatarak ne kadar büyük bir yanlışın içinde olduklarını fark edemeyecek kadar kendilerini siyasi bir hırsa kaptırmış, ruhen de araştırılması gereken kişiler… Bir hekim olarak çok üzülüyorum ama inanın hasta oldukları için acıyamıyorum onlara. Zarar verdikleri bu ülkenin ve halkın geleceğidir çünkü. Yazıklar olsun…
Bütün adaletsizliklere karşı, el ele, kol kola direnen halk ve ülke dostlarına da binlerce selam.
Gününüz aydın olsun…
19 Ağustos 2026, Alper Akçam



