Advert
Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Açlık Grevine Gözaltı: “Yeni Türkiye”nin Emekle İmtihanı

Açlık Grevine Gözaltı: “Yeni Türkiye”nin Emekle İmtihanı

“Evin kirasını kim ödeyecek, elektrik parasını kim ödeyecek, su parasını kim ödeyecek, çoluk çocuğun okul masrafını kim karşılayacak… bu zalim yönetim bu aziz millete bir bardak çayla bir simidi layık görmüyor…”

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

“Evin kirasını kim ödeyecek, elektrik parasını kim ödeyecek, su parasını kim ödeyecek, çoluk çocuğun okul masrafını kim karşılayacak… bu zalim yönetim bu aziz millete bir bardak çayla bir simidi layık görmüyor…”

Bu sözler, yıllar önce meydanlarda yükselen bir itirazın, bir öfkenin, bir halk gerçekliğinin ifadesiydi. Bugün ise aynı sözler, bambaşka bir çelişkinin aynası haline gelmiş durumda.

Çünkü bugün “Yeni Türkiye”de, tam da bu soruları sormak için Ankara’ya yürüyen, açlık grevine başlayan madenciler gözaltına alınıyor.

Emekçinin Yolu: Yeraltından Bakanlık Kapısına

Doruk Madencilik işçileri…

Yeraltında, karanlıkta, ölümle burun buruna çalışarak ülkenin enerjisini üretenler…

Aylarca ücretlerini ve tazminatlarını alamadıkları için yürüdüler. Ankara’ya geldiler. Devletin kapısına dayandılar. Talepleri basitti:

“Alın terimizin karşılığını verin.”

Ama karşılarında muhatap değil, polis buldular.

 Cevap: 110 Gözaltı

Enerji Bakanlığı önünde bekleyen madencilere verilen yanıt net oldu:

  • 110 işçi gözaltı
  • Soğukta battaniye yok
  • İlaç yok
  • Doktor yok
  • Ve gözaltı sırasında fenalaşan bir işçi

Bu tablo, sadece bir “asayiş” meselesi değil. Bu tablo, bir yönetim anlayışının fotoğrafıdır.

Çelişkinin Adı: “Yeni Türkiye”

Bir zamanlar “çay-simit” üzerinden yoksulluğu anlatan siyaset, bugün çay bile içemeyen işçiyi gözaltına alıyor.

Bir zamanlar “emekçinin hakkı” diyen söylem, bugün hakkını arayan emekçiyi “tehdit” olarak görüyor.

Bir zamanlar “millet” diyen dil, bugün madenciyi o milletin dışında konumlandırıyor.

Peki soru açık:

  • Madenci halktan değil mi?
  • Bu ülkenin evladı değil mi?
  • Hakkını aramak ne zamandan beri suç?

Açlık Grevi Değil, Sistem Krizi

Burada mesele sadece 110 madencinin gözaltına alınması değil.

Mesele şudur:

  • Emekçinin hak arama kanalları tıkanmış durumda
  • Sendikal mücadele kriminalize ediliyor
  • Devlet, arabulucu değil taraf haline geliyor
  • Yoksulluk artık inkâr edilemiyor ama bastırılıyor

Bu yüzden bu olay bir “gözaltı haberi” değil, bir sistem krizinin dışavurumudur.

 Sonuç: Kimin Türkiye’si?

Bugün ortaya çıkan tablo şunu net biçimde gösteriyor:

“Yeni Türkiye” söylemi ile emekçinin yaşadığı gerçeklik arasında derin bir uçurum var.

Bir tarafta iktidarın anlattığı hikâye,
Diğer tarafta madencinin yaşadığı hayat…

Ve o hayat, artık sadece yeraltında değil, Ankara’nın ortasında da karanlık.

Yeni Türkiye’nin gerçek fotoğrafını millet şimdilik seyrediyor, sandık gelince  yanıtı bakalım ne olacak.

Editör Notu

Bu olay, Türkiye’de emek mücadelesinin geldiği noktayı ve devlet-emek ilişkisini yeniden tartışmaya açacak nitelikte. Açlık grevi yapan işçilere yönelik müdahale, yalnızca bir güvenlik politikası değil; aynı zamanda ekonomik krizin ve yönetim tercihlerinin doğrudan sonucu olarak okunmalıdır.

ÇAY SİMİT HESAPLAMAZINI DİNLEYELİM

Açlık Grevine Gözaltı: “Yeni Türkiye”nin Emekle İmtihanı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!