“Temiz siyaset iddiasıyla yola çıkanların, önce kendileri ve yakınları hakkında kamuoyunda oluşan etik tartışmalara açıklık getirmesi gerektiği düşüncesiyle kaleme alınmıştır.”
“Temiz toplum, temiz siyaset” diyorsanız, bunun gereğini önce kendi partinizde yerine getirmek zorundasınız.
Arınma, kürsülerden söylenen süslü bir slogan değildir. Arınma; önce aynaya bakabilmek, özeleştiri yapabilmek ve kamu vicdanını rahatsız eden her türlü tartışmadan uzak durabilmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet’i kuran partidir. Böyle bir partinin genel başkanlığına talip olan herkes, yalnızca siyasi geçmişiyle değil, etik duruşuyla da örnek olmak zorundadır. Çünkü CHP Genel Başkanlığı sıradan bir siyasi makam değildir; toplumun güvenini temsil eden bir makamdır.
Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Milyonlarca insan açlık sınırında yaşam mücadelesi verirken, emekliler ilaç almakta, gençler iş bulmakta zorlanırken, halk fedakârlık yaparken siyasetin en küçük şaibeye dahi tahammülü olamaz.
Bu nedenle kamuoyunda, bakanlıklardan, belediyelerden veya diğer kamu kurumlarından alınan işler, ihaleler ya da bunlarla ilgili etik tartışmalarla anılan isimler veya birinci derece yakınları bulunan siyasetçilerin, bu tartışmalara açıklık getirmeden “temiz siyaset” söylemiyle en üst görevlere talip olması ciddi bir güven sorunu yaratır.
Burada mesele yalnızca hukuki sorumluluk değildir. Hukuk, bir kişinin suç işleyip işlemediğine karar verir; siyaset ise toplumun güvenini hak edip etmediğiyle ilgilidir. Siyasette ölçü, sadece mahkeme kararı değil, kamu vicdanıdır.
CHP’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni sloganlar değil; cesur bir özeleştiri ve gerçek bir arınmadır. Çünkü kendi içinde hesaplaşamayan bir parti, Türkiye’ye hesap verebilir bir yönetim vaat edemez.
Kim olursa olsun…
Kendi geçmişini sorgulamadan,
Kamuoyundaki soru işaretlerini gidermeden,
Şeffaflık konusunda örnek olmadan,
“Ben genel başkan olacağım.” demek, o yönde mesaj vermek temiz siyaset iddiasıyla bağdaşmaz.
CHP’nin ihtiyacı isim değiştirmek değil, anlayış değiştirmektir.
Bugün yapılması gereken bellidir:
Önce özeleştiri.
Sonra arınma.
Ardından güven.
Çünkü arınmadan değişim olmaz. Değişim olmadan güven olmaz. Güven olmadan da CHP, topluma umut olamaz.



