
Türkiye’nin içinden geçtiği bu zor süreçte, Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildir. CHP; Cumhuriyet’in kurucu iradesinin, laikliğin, demokrasinin ve halkın umudunun taşıyıcısıdır. Bugün yaşanan tartışmalar ise yalnızca iki ismin, iki grubun ya da iki anlayışın mücadelesi olarak görülemez. Çünkü bu parti, kişilerin değil; fikirlerin, ilkelerin ve halkın partisidir.
Atatürkçü 11 milyon seçmen bugün büyük bir dikkatle yaşananları izliyor. Milyonlarca insan; siyasi rant, makam beklentisi ya da kişisel hesaplar uğruna birbirine ağır sözler söyleyenleri değil, sağduyuyu temsil edenleri görmek istiyor. İnsanlar artık birbirine “hain”, “ihanetçi”, “Hızır Paşa”, “Pir Sultan” diyerek yaftalayan dili değil; birleştiren, toparlayan ve umut veren bir dili özlüyor.
Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi, sıradan bir siyasi yapı değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” diyerek emanet ettiği köklü bir çınardır. Bu emaneti korumanın yolu birbirimizi düşmanlaştırmak değil, farklı düşüncelere rağmen aynı çatı altında kalabilmeyi başarmaktır.
Bugün kimin genel başkan olduğu kadar, hatta ondan daha önemli olan şey; CHP’nin toplumdaki umut olma vasfını kaybetmemesidir. Çünkü insanlar geçim derdiyle, adalet arayışıyla, ekonomik krizle, umutsuzlukla mücadele ediyor. Halkın beklentisi; birbirine bağıran siyasetçiler değil, halkın sorunlarına çözüm üreten güçlü bir muhalefettir.
Bu zor günler elbette geçecektir. Kum kalacak, sular akıp gidecektir. Geriye ise insanların birbirine nasıl davrandığı, hangi sözleri söylediği ve hangi tarafta durduğu kalacaktır. O yüzden bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; öfkeyi büyütmek değil, dayanışmayı çoğaltmaktır.
Birbirimize daha çok tutunmaya ihtiyacımız var. Aynı sofranın ekmeğini bölüşen, aynı kentin sokaklarında yürüyen, aynı geleceğin kaygısını taşıyan insanlar olarak ayrışmaya değil birleşmeye mecburuz. Çünkü yalnız değiliz; yan yana durdukça güçlüyüz.
Selam olsun emeğe, dirence, kardeşliğe ve güzel yarınlara inanan herkese…
Editör Notu
Bu yazı; parti içi gerilimlerin değil, ortak aklın ve sağduyunun büyümesi gerektiğine inanan milyonlarca yurttaşın hissiyatını yansıtmaktadır. Amaç ayrıştırmak değil, Cumhuriyet değerleri etrafında yeniden birleşebilmektir.



