Cumhuriyet Halk Partisi, birkaç kişinin, bir dönemin ya da bir makamın partisi değildir. CHP, Cumhuriyet’in kuruluş iradesinin, halkın mücadelesinin ve demokrasiye duyulan inancın partisidir.
Bugün parti içinde yaşanan tartışmalar, kırgınlıklar ve siyasi hesaplaşmalar ne olursa olsun, CHP sahipsiz değildir.
Bu partiye gönül veren milyonlarca insan var. Sokakta, mahallede, ilçede, ilde; yıllardır emeğini, zamanını ve inancını ortaya koyan binlerce partili var. Asıl mesele, şimdi bu büyük gücün yeniden ortak bir hedef etrafında buluşmasıdır.
Partiye küsmek, geri çekilmek ve kenarda durmak çözüm değildir. Tam tersine, böyle dönemlerde partiye daha fazla sahip çıkmak gerekir.
CHP’ye inanan herkesi partiye katılmaya, örgütlü mücadeleye ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmaya çağırıyorum.
Çünkü parti binaları boş bırakılırsa, meydanlar terk edilirse, örgütler sessizleşirse başkaları karar verir.
Ama örgüt ayağa kalkarsa, üyeler sözünü söylerse, gençler ve kadınlar siyasetin içinde daha fazla yer alırsa; hiçbir hesap, hiçbir makam ve hiçbir kişisel ikbal CHP’nin kuruluş değerlerinin önüne geçemez.
Bugün yapılması gereken birbirimizi dışlamak değil, partiyi büyütmektir.
Kırgınlıkları geride bırakıp yeniden yan yana gelmenin, CHP’yi halkla buluşturmanın ve örgütü güçlendirmenin zamanıdır.
Unutmayalım:
Bu parti bizimdir.
Bu örgüt bizimdir.
Bu Cumhuriyet bizimdir.
Ve bir kez daha söylüyorum:
Kuruluşun partisi sahipsiz değildir. CHP’ye sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.



