Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey, birbirine düşmanlaştırılmış insanların daha da ayrıştırılması değil; Cumhuriyet değerlerine, demokrasiye, özgürlüğe ve hukukun üstünlüğüne inanan insanların ortak bir zeminde buluşmasıdır.
CHP yalnızca bir siyasi parti değildir. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne uzanan tarihiyle, bu ülkenin bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde önemli bir yere sahiptir.
Ancak bugün CHP’nin önünde çok daha büyük bir sorumluluk vardır.
Kişisel hesapların, koltuk kavgalarının, çıkar ilişkilerinin ve parti içi iktidar mücadelelerinin üzerinde bir CHP’ye ihtiyaç vardır.
Parti içindeki ayrışmalar üzerinden birbirimizi tüketmek yerine, ortak değerlerimiz etrafında yeniden kenetlenmeliyiz.
Benim çağrım açıktır:
Tüm yurtseverler CHP’de birleşin!
Ama bu birleşme; bir kişinin, bir grubun veya bir makamın etrafında değil, Cumhuriyet’in temel değerleri etrafında olmalıdır.
Haksızlığa karşı çıkan,
hukuku savunan,
özgürlükten yana olan,
emeğin hakkını gözeten,
laik ve demokratik Cumhuriyet’e sahip çıkan,
ülkesinin geleceği için kaygı duyan herkesin bu büyük yürüyüşte söyleyecek bir sözü vardır.
Çünkü artık mesele “Kim CHP’nin başında olacak?” sorusundan çok daha büyüktür.
Mesele, CHP’nin nasıl bir parti olacağı ve Türkiye’ye nasıl bir gelecek sunacağıdır.
Siyaset makam için değil, halk için yapılmalıdır.
Ve unutulmamalıdır:
Bir toplumun çöküşünü birlikte hazırlayanlar olduğu gibi, yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak olanlar da yine birlikte mücadele edenlerdir.
Tüm yurtseverlere çağrımdır:
Kırgınlıklarımızı bir kenara bırakalım.
Kişisel hesapları geride bırakalım.
Cumhuriyet için, demokrasi için, özgürlük için, adalet için birleşelim.
TÜM YURTSEVERLER CHP’DE BİRLEŞİN!
Burhanettin YILMAZ



