Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşan tarihi boyunca farklı görüşlerin, tartışmaların ve fikir ayrılıklarının yaşandığı; ancak tüm bu farklılıkları ortak bir ideal etrafında birleştirmeyi başarmış büyük bir siyasal gelenektir. Bu gelenek, yalnızca seçim başarılarıyla değil, aynı zamanda zor dönemlerde gösterdiği dayanışma kültürüyle de ayakta kalmıştır.
Partinin geçmişinde ve bugününde emeği bulunan herkes, Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin değerli bir parçasıdır. Aynı hedefler uğruna yıllarca mücadele etmiş insanlar arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşanması doğaldır. Farklı düşünmek, eleştirmek ve hatta sert tartışmalar yapmak demokratik hayatın bir parçasıdır. Ancak yaşanan gelişmelerin tüm boyutları bilinmeden, yıllarını partiye vermiş isimlere yönelik kişisel hakaretler ve ölçüsüz ithamlar, ne Cumhuriyet Halk Partisi kültürüne ne de sosyal demokrat anlayışa yakışmaktadır.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin genel başkanlığını yapmış, milyonlarca yurttaşın umuduna ve mücadelesine öncülük etmiş önemli bir siyasi değerdir. Siyasi değerlendirmeler elbette yapılabilir; ancak geçmişte verilen emeklerin ve ortak mücadele hafızasının yok sayılması, parti içi birlik duygusuna zarar vermektedir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyaç duyduğu şey, kırgınlıkları derinleştirmek değil; ortak geçmişin, yoldaşlığın ve birlikte verilen mücadelenin kıymetini bilmektir. Parti tüzüğünü ve disiplinini açıkça ihlal eden istisnai durumlar dışında, yıllardır omuz omuza yürünmüş insanları kolayca dışlamak, toplumsal barıştan söz eden bir partinin kendi içinde uygulamaması gereken bir yöntemdir.
Türkiye, geçmişte imar aflarından genel aflara kadar pek çok konuda toplumsal uzlaşmayı ve yeniden kucaklaşmayı tartışmış, zaman zaman bunu hayata geçirmiştir. Affetmek her zaman unutmak anlamına gelmez; bazen daha güçlü bir birlikteliğin ve ortak geleceğin kapısını aralamak anlamına gelir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişten bugüne taşıdığı en büyük güç, farklılıklarına rağmen aynı çatı altında buluşabilme iradesidir. Bugün de ihtiyaç duyulan şey; ayrışmayı büyüten bir dil değil, birleştiren ve onaran bir anlayıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyüğü olarak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na düşen sorumluluğun da, kırgınlıkları azaltan, gönül köprüleri kuran ve insanları yeniden aynı çatı altında buluşturan bir yaklaşım olduğuna inanıyorum. Çünkü yüz yıllık bir çınarı ayakta tutan şey, geçmişi inkâr etmek değil; geçmişten güç alarak geleceği birlikte inşa edebilmektir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey, hesaplaşma değil helalleşme; ayrılık değil birlik; kırgınlık değil kucaklaşmadır.



