Advert
Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. CHP Tuzla’da İnce Çizgi: Demokrasi mi, Müdahale mi?

CHP Tuzla’da İnce Çizgi: Demokrasi mi, Müdahale mi?

CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Ulvi Zengin’in sağlık gerekçesiyle görevinden ayrılması, yalnızca bir koltuk değişimini değil, aynı zamanda partinin yereldeki işleyişine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Ulvi Zengin’in sağlık gerekçesiyle görevinden ayrılması, yalnızca bir koltuk değişimini değil, aynı zamanda partinin yereldeki işleyişine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Zengin’in veda sözleri, bir dönemin emeğini ve örgütle kurulan güçlü bağı yansıtırken; ardından yaşanan gelişmeler, örgüt içi demokrasinin ne ölçüde işletildiği sorusunu gündeme taşıdı.

İstifanın ardından gözler doğal olarak yeni ilçe başkanının kim olacağına çevrildi. CHP’nin kendi tüzüğü ve teamülleri son derece açıktır: İlçe başkanının herhangi bir nedenle görevden ayrılması durumunda, mevcut ilçe yönetimi kendi içinden bir ismi belirleyerek süreci tamamlar. Tuzla’da da bu mekanizma işletildi ve İlçe Sekreteri Güldanur Çavuş, yönetim kurulu kararıyla ilçe başkanlığı için belirlendi.

Ancak burada kritik bir kırılma yaşandı. İlçe yönetiminin aldığı bu kararın, İstanbul İl Başkanlığı tarafından henüz onaylanmamış olması, örgüt içinde farklı yorumlara neden oldu. “Demokratik bir süreç işledi mi, yoksa görünmeyen bir müdahale mi var?” sorusu, bugün Tuzla örgütünün en temel tartışma başlığı haline gelmiş durumda.

Daha da önemlisi şu: Delegeleri belirleyen, ilçe yönetimini şekillendiren siyasi irade; aynı yönetimin kendi içinden bir başkan seçmesine neden mesafeli durur? Eğer yerelde alınan kararlar, üst yapı tarafından sürekli sorgulanır ya da geciktirilirse, bu durum yalnızca bir atama meselesi olmaktan çıkar, doğrudan parti içi demokrasi meselesine dönüşür.

Örgütlerde en büyük motivasyon kaynağı, iradenin aşağıdan yukarıya doğru işlemesidir. Yerel yönetimlerin aldığı kararların yok sayıldığı ya da geciktirildiği algısı, yalnızca bir kişiyi değil, tüm örgütü etkiler. Bugün Tuzla’da konuşulan “acaba kayyum mu atanacak?” sorusu bile, aslında bu güvensizlik ortamının bir yansımasıdır.

Oysa CHP’nin en çok vurguladığı değerlerden biri, katılımcı demokrasi ve örgüt iradesidir. Bu ilkenin yalnızca söylemde değil, uygulamada da karşılık bulması gerekir. Tuzla’da yaşanan süreç, bu açıdan bir turnusol kağıdı niteliğindedir.

Eğer tüzük işletilecekse, bunun eksiksiz ve gecikmesiz yapılması gerekir. Eğer farklı bir değerlendirme söz konusuysa, bunun da açık ve şeffaf bir şekilde örgütle paylaşılması şarttır. Aksi halde, belirsizlikler üzerinden yürüyen her süreç, örgüt içinde gereksiz ayrışmalar yaratır.

Sonuç olarak mesele bir isim meselesi değil; mesele, partinin kendi koyduğu kurallara ne kadar sadık kaldığıdır. Tuzla’da verilecek karar, yalnızca bir ilçe başkanını değil, CHP’nin yereldeki demokrasi anlayışını da şekillendirecektir.

 

CHP Tuzla’da İnce Çizgi: Demokrasi mi, Müdahale mi?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!