1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Burhanettin YILMAZ
  4. Partilerde Demokrasinin Adı Var!
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Partilerde Demokrasinin Adı Var!

Bugün Türkiye’de siyasi partilerde demokrasi çoğu zaman sandık kurulduğunda değil, sandığa kimlerin gireceği belirlenirken kayboluyor.

featured
Advert

Bugün Türkiye’de siyasi partilerde demokrasi çoğu zaman sandık kurulduğunda değil, sandığa kimlerin gireceği belirlenirken kayboluyor.

Parti yönetimini elinde bulunduranlar, koltuklarını koruyabilmek için yakın çevrelerini ve kendilerine bağlı isimleri önemli görevlere getiriyor; delege yapısını da kendi siyasi geleceklerini güvence altına alacak biçimde şekillendiriyor.

Sistem giderek basit ama tehlikeli bir anlayışa dönüşüyor:

“Ben seni göreve getirdim, sen de delegeleri benim istediğim gibi belirle. Benim koltuğum sağlam olsun, ben de seni bir üst makama taşıyayım.”

Böylece siyaset, halkın sorunlarını çözme ve toplumsal değişimi gerçekleştirme aracı olmaktan çıkıp, makamların ve kişisel çıkarların birbirini beslediği bir iktidar döngüsüne dönüşüyor.

Oysa demokrasi tepeden aşağıya değil, tabandan yukarıya doğru kurulmalıdır.

Üyenin özgürce söz söyleyemediği, istediği adayı çıkaramadığı; delegenin özgür iradesiyle değil, yukarıdan belirlenen listelerle seçildiği bir yapıda demokratik görüntü olabilir ama demokrasinin kendisi yoktur.

Bugün birçok örgütte üyelerin önüne hazır listeler konuluyor:

“Alın, bunlardan istediğinizi seçin.”

Bu, seçimdir ama gerçek anlamda demokrasi değildir.

Çünkü demokrasi yalnızca seçmek değil, seçilebilmek; yalnızca oy vermek değil, karar süreçlerine katılabilmektir.

Soldan bakıldığında mesele daha da açıktır: Siyaset, birkaç kişinin koltuklarını koruma aracı değil; emeğin, halkın ve toplumun ortak iradesini örgütleme mücadelesidir.

Bu nedenle parti içi demokrasi bir ayrıntı değil, siyasetin temelidir. Kendi örgütünde özgür iradeyi yaşatamayan bir siyasi anlayışın, topluma özgürlük ve demokrasi vaat etmesi büyük bir çelişkidir.

Maalesef bugün ülkemizde farklı siyasi kimliklere sahip birçok partide benzer bir anlayış devam ediyor. İsimler, söylemler ve renkler değişiyor; fakat koltuğu korumaya dayalı siyaset anlayışı değişmiyor.

Oysa gerçek değişim, önce siyasetin kendi içinde demokrasiyi kurmasıyla başlar.

Çünkü demokrasi, parti programlarında yazan bir kelime değil; örgütün her kademesinde yaşatılan bir kültürdür.

Halkın iradesinin olmadığı yerde demokrasi sadece bir isimdir.
Gerçek demokrasi ise halkın sözünün gerçekten karar haline geldiği yerde başlar.

 

Partilerde Demokrasinin Adı Var!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!