Advert
Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. CHP’de “Mutlak Butlan” Yok Ama Mutlak Çöküş Var

CHP’de “Mutlak Butlan” Yok Ama Mutlak Çöküş Var

Tartışma hukuk değil, siyaset de değil; mesele doğrudan örgütün parçalanmasıdır. CHP içeriden iki hizbin güç kavgasıyla çözülüyor.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

CHP’de “mutlak butlan” tartışmasını bir cümleyle kapatabilirsiniz: “Hukuki karşılığı yok.”                                                                                                                                            Bitti.

Ama siyaset böyle bitmiyor. Çünkü mesele hukuk değil—mesele gerçek.

Gerçek şu: CHP içeriden çöküyor.

Ve bu çöküş ne tek başına dış baskılarla açıklanabilir ne de sadece iktidarın yıpratma hamleleriyle. Evet, bunlar var. Ama asıl yıkım içeride, partinin kendi yönetim ve örgüt anlayışında.

Bugün CHP’de örgüt, karar süreçlerinin dışında tutulmuş durumda. İlçelerde kim var, kim dışlanmış, kim kırılmış—bunları gören yok. Çünkü siyaset tabandan değil, dar bir kadronun masasından kuruluyor.

Bu siyaset değil. Bu doğrudan kontrol mekanizmasıdır.

Belediye gücüne yaslanan, delegasyonu şekillendiren, listeleri belirleyen ve sonra da “örgüt neden sahada yok?” diye soran bir anlayış var ortada.

Cevap basit:
Çünkü örgütü siz yok saydınız.

Bugün mitinglere bakın. Kalabalık var gibi görünür ama ruh yok. Çünkü o kalabalık kendiliğinden değil, taşınarak oluşturuluyor. İkna edilmiş yurttaş yok; organize edilmiş görüntü var.

Bu tabloyu görmeden “mücadele” çağrısı yapmak siyaseti ciddiye almamaktır.

Ve daha derin gerçek şu:
CHP artık ikiye bölünmüş durumda.

Ama bu sıradan bir ayrışma değil.

Artık herkesin bildiği ama açıkça söylemekten kaçındığı şey şu:
CHP’de iki hizip var.

Bir tarafta partiyi yöneten hizip, diğer tarafta kurultayda kaybeden hizip.

Normal bir siyasette bu rekabet olurdu.
Ama CHP’de bu rekabet örgütü ezerek yürütülen bir güç savaşına dönüşmüş durumda.

Kazanan hizip, partiyi tamamen kontrol altına alma peşinde.
Delegeden örgüte kadar her alanı kendi çizgisine göre şekillendiriyor.

Kaybeden hizip ise geri çekilmiyor, kendi alanını koruyor ve alttan alta mücadeleyi sürdürüyor.

“Burada açıkça söylemek gerekir ki, bu iki hizip de yıllarca aynı partiyi birlikte yöneten, bugün ise koltuk mücadelesini farklı cephelerden sürdüren yapılardır.”

Peki bu savaşın ortasında kim kalıyor?

Örgüt.

Yani partinin gerçek gücü.

İlçe örgütleri, delegeler, yıllarca emek vermiş kadrolar… Hepsi ya taraf olmaya zorlanıyor ya da tamamen dışlanıyor.

Sonuç?

Sürekli bir iç gerilim, sürekli bir kırılma.

Ve sonra aynı cümle geliyor:
“Sahaya inelim.”

Ama hangi sahaya?
Kiminle?

Birbirine güvenmeyen, birbirine kırgın, birbirine mesafeli bir örgütle siyaset yapılmaz. Yapılırsa da sonuç alınmaz.

Daha acı olan şu:
Hiç kimse çıkıp “biz yanlış yaptık” demiyor.

Kazanan hizip susuyor çünkü gücü elinde.
Kaybeden hizip susuyor çünkü yeniden güç hesabında.

Ama örgüt susmuyor—çekiliyor.

İşte çöküş tam burada başlıyor.

Çünkü bir partiyi ayakta tutan şey genel merkez değil, örgüttür.

Örgüt kırıldığında parti kalmaz; sadece tabela kalır.

Bugün CHP’nin yaşadığı tablo tam olarak budur:

Görünürde güçlü ama içeride dağınık.
Kalabalık ama etkisiz.
Ses var ama karşılık yok.

Peki çıkış yolu var mı?

Var. Ama kolay değil.

Önce iki hizip de şunu kabul edecek:
Bu gidişle ikisi de kaybedecek.

Sonra masaya oturulacak.
Açık konuşulacak.

Delege süreçlerinden örgüt yapısına kadar her şey yeniden değerlendirilecek.

Ve en önemlisi:
Öz eleştiri yapılacak.

Evet, bu kelime unutuldu ama yeniden hatırlanmak zorunda.

Yanlışlar kabul edilmeden, kırılan örgüt onarılmadan, dışlanan insanlar geri kazanılmadan bu kriz çözülmez.

Ve gerekirse—evet—özür dilenecek.

Bu zayıflık değil, siyasetin en temel kuralıdır.

Çünkü siyaset sadece kazanmak değildir.
Siyaset birlikte yürüyebilmektir.

Bugün CHP’de bu birlikte yürüyüş kopmuş durumda.
Herkes kendi hizbini koruyor.

Ama unutulan gerçek şu:

Hizipler kazanırsa parti kaybeder.
Parti kaybederse herkes kaybeder.

Son söz net:

CHP’de “mutlak butlan” yok.
Ama bu hizip savaşı bitmezse,
mutlak çöküş kaçınılmazdır.

 

 

CHP’de “Mutlak Butlan” Yok Ama Mutlak Çöküş Var
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!