Advert
Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Fatih de Bizim, Atatürk Daha da Bizim”

“Fatih de Bizim, Atatürk Daha da Bizim”

Samsun İlkadım İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Fatih Sultan Mehmet için mektup yarışması düzenliyor. Peki Millî Eğitim Bakanlığı bu konuda neden sessiz?

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Samsun İlkadım İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Fatih Sultan Mehmet için mektup yarışması düzenliyor. Peki Millî Eğitim Bakanlığı bu konuda neden sessiz? Atatürk’e mektup yarışmasını yasaklayan Bakanlık, Fatih için yarışmaya ses çıkarmıyor. Bu sessizlik, aslında bir tercih: Cumhuriyet’in kurucusunu geri plana itmek, tarihsel değerleri ayrıştırarak gençlerin zihninde “makbul” ve “sakıncalı” liderler yaratmak.

Atatürk’e Sessizlik, Cumhuriyet’e Sessizlik

Atatürk, bu ülkenin bağımsızlığını kazanmasını sağlayan, Cumhuriyet’i kuran ve modernleşme yolunu açan liderdir. Onun ilke ve devrimlerini gençlere aktarmak, eğitim sisteminin asli görevidir. Bugün Atatürk’e mektup yarışmasını yasaklamak, Cumhuriyet değerlerini küçümsemek anlamına gelir. Bakanlığın sessizliği, aslında Atatürk’ü geri plana itme politikasının açık göstergesidir.

Fatih’i Öne Çıkar, Atatürk’ü Yasakla

Fatih Sultan Mehmet, çağ açıp çağ kapatan bir hükümdar olarak tarihimizin gururudur. Ancak Atatürk, bu milletin yeniden doğuşunu sağlayan kurucudur. İkisini karşı karşıya getirmek, kendi tarihimize ihanet etmektir. Fatih de bizimdir, ama Atatürk daha da bizimdir. Çünkü bugün özgürce tartışabiliyorsak, bunu Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e borçluyuz.

Demokratik Yol Neden Tercih Edilmiyor?

Eğer amaç gençlere tarih bilinci kazandırmaksa, en doğru yol hem Fatih’e hem Atatürk’e mektup yazma yarışması düzenlemektir. Öğrenciler özgürce tercih yapar, kendi düşüncelerini ifade eder. Bu yaklaşım hem demokratik hem de hoşgörülüdür. Tek taraflı dayatma ise gençlerin zihnini daraltır, onları tek bir ideolojik çizgiye mahkûm eder. Bakanlığın sessizliği, bu demokratik yolun neden tercih edilmediğini sorgulatıyor.

Bugünkü yönetim anlayışı, Atatürk’ü geri plana iterek Cumhuriyet değerlerini zayıflatmaya çalışıyor. Oysa toplumun ortak paydası ayrıştırmak değil, birleştirmektir. Fatih’i sahiplenmek Atatürk’ü reddetmek anlamına gelmez; Atatürk’ü anmak da Fatih’i görmezden gelmek değildir. İkisini birlikte kucaklamak, gençlere daha güçlü bir tarih bilinci ve daha sağlam bir gelecek vizyonu kazandırır.

Fatih de bizim, Atatürk daha da bizim. Eğitim politikası ayrıştırıcı değil, birleştirici olmalıdır.

“Fatih de Bizim, Atatürk Daha da Bizim”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!