Advert
Oktay EROL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. CHP’nin alan yürüyüşü…

CHP’nin alan yürüyüşü…

CHP’nin alanda kendini göstermesini, içinde bulunduğu karmaşık/ haksız koşulları anlatırken yurttaşın yaşadıklarını

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

 

CHP’nin alanda kendini göstermesini, içinde bulunduğu karmaşık/ haksız koşulları anlatırken yurttaşın yaşadıklarını da özümsemesini, inandırıcı olmasını, yüze bakarken değil/ dönerken de kaygıları bildiklerini göstermesini, sönük/ mat/ donuk yüzlerle değil kucaklayıcı dille bulundukları ortama umut vermesini, boşalan sandalyelerin sıcak etkisini hep göstermesini, bir çok kez yinelediğim gibi “öykü yazmayı” becermesini, yaşanan tüm zorlukların bedelini ödeyen yurttaşın ilkyaz sevinci solumasını hem istiyor hem bekliyor hem de bunu yapmalarını zorunlu görüyorum!

“Salgın” denildi çalışanlar, “yüzyılın yıkımı” denildi emekliler, “komşuda savaş var” denildi tüm dargelirlilerin canı yandı! Çukurova’nın verimli topraklarında yetişen buğdayın ekmeğini almak için kuyruğa girdiler, mevsimlik meyveleri/ sebzeleri pazarın sonunu bekleyerek döküklerin arasından seçtiler, çocuklarının beslenme çantasını dolduramadılar, her kira döneminde acıyan canlarının “hesabını” kimseye soramadılar! “İktidar” vekillerini kalabalık alanlarda/ sokaklarda görmek zorsa “muhalefet” ödevini yerine getirmeliydi, yurttaşa neler olduğunu anlatmalıydı…

***

Öyle oldu… CHP’li tüm milletvekilleri gerek yaşanan sıkıntıları gerekse belediyelere yönelik yargı baskısını anlatmak için alanda olacaklar. Hoş güzel… Milenyum öncesi sağlık Bakanlarından/ Olaynet sitesi yazarı Rıfat Serdaroğlu da aynı kaygıları dile getirdi… Bazı içeriklerde görüyorum, “milletvekilleri halka iniyor/ alana iniyor” deniyor… Uzun anlatıların içinden cımbızla çekilen birkaç sözcük ya da kısa bir tümce mide sindirimsizliği gibi gündeme gelebiliyor! Soru şöyle: Nereye inilir? “Yukarıya” çıkıldığına göre “aşağıya”… Öyle mi? “İnilen” yerin halk/ sokak/ alan olarak dile getirilmesi, halkın “aşağıda” olduğunu mu gösteriyor, ya da “vekillerin” yukarıda yer aldığını mı?

“Sinek pis değil, mide bulandırır” derler ya; değil işte, “sinek” hem pistir/ hem de gezindiği yerler kir/ pas içinde olunca da “denilen” doğrudur! Milletvekilleri neden “alana insin” söyler misiniz, “halkın yanında yürüsün…” Daha yerinde olmaz mı? Ulu önder Atatürk’ün, “Türkçeyi” yabancı dillerin egemenliğinden kurtarmak istemesinin ilk nedeni; herkesin okuduğunu, söylediğini, duyduğunu kolayca/ açıklayacak birine gerek duyulmadan anlamasıydı! Öyleyse, “inmek” ne anlatıyor size; söyler misiniz?

***

Her zaman söylüyorum… Kendisiyle söyleşirken de belirtiyorum… CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, bir şeyler ortaya koymak, uğraş vermek, sonuç elde etmek, sorunları yerinde saptamak gibi birçok alanda bana kendini inandırdı. “İnmek” konusunu Tanburoğlu’nun dışında tutuyorum… Tanburoğlu, Adana İl Örgütünün, yurdun her yanında olduğu gibi halk buluşmaları başlatacağını; ekonomik bunalım, yaşam pahalılığı, işsizlik, gençlerin umutsuzluğu, “iktidarın” halktan kopuk tutumuna karşı CHP’nin yurttaşın yanında olacaklarını belirtti. Bundan kuşkum yok…

Ücretli çalışan, emekli, dargelirli yurttaş yaklaşık çeyrek yüzyıldır süren “iktidarın” beceriksizliklerini, bunun yanı sıra geçmişte “muhalefetin” yaptığı yanlışları unutmadı ki… İnsan küçülen ekmeğini, daralan yaşam alanını, uzayan ucuz kuyruklarını, alamadıklarını, yiyemediklerini, doyamadıklarını unutur mu hiç? Unutmaz; unutmamalı da, kim ya da kimler “o” uçurumun kıyısına sürüklediyse aklından çıkarmamalı… “Bizler, bu ülkenin kaybolan umudunu yeniden yeşertmek için alanda olacağız. Çiftçinin tarlasındaki zararı da biliyoruz, işçinin fabrikadaki alın terini de, pazardaki annenin file hesabını da, üniversite mezunu gencin işsizlik kaygısını da” diyor İl Başkanı Tanburoğlu…

***

Çeyrek yüzyıl, küçümsenecek bir süreç değil; onun için de bu zaman dilimindeki yaşanmış olanlarla bugün gelinen yer herkesi ilgilendiriyor… “İktidar” bunu anlatmanın yolunu, biraz da “muhalefetin” beceriksizlikleri nedeniyle buldu! Ahmet Haşim’in “ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden/ eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak/ ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak” dediği gibi olmadı nedense! Yurttaş “aşağıda” zorlandıkça, “iktidar” kendini güçlü gördü/ daha ulaşılmaz bildi!

Sözün özü; “iktidarın” tüm beceriksizliğinin/ liyakatsizliğinin/ şatafatının yükünü taşıyan yurttaş, artık geçmişin acısını değil, geleceğin ışığını görmek/ ilkyazı solumak istiyor. CHP alanda yürürken, Adana’nın seçilmiş Anakent Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın çizgisini unutmamalı; alanda yürürken gerçekleşen buluşmalarda “yeni öyküler” yazılması için içtenlik/ aynılık/ duygudaşlık unutulmamalı… 050526

CHP’nin alan yürüyüşü…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!