1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Atilla YÜCEAK
  4. Dar grupçu yapılar Türkiye’nin önemli bir sorunu!
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dar grupçu yapılar Türkiye’nin önemli bir sorunu!

Bugün Türkiye’de muhalefetin en büyük sorunu iktidar değil; Kendi içine kapanmış, daralmış ve toplumu unutmuş siyaset anlayışıdır!

featured
Advert

Bugün Türkiye’de muhalefetin en büyük sorunu iktidar değil; Kendi içine kapanmış, daralmış ve toplumu unutmuş siyaset anlayışıdır!

Bir avuç insanın bir araya gelip “Biz doğruyuz” diyerek kurduğu küçük yapılar, kendilerini toplumun yerine koyuyor.

Oysa ortada ne toplumu örgütleyen bir güç var ne de kitlelere umut verebilen bir siyasal hattı ören önder ve kadrolar.

Gerçek şu:

Halk yoksa siyaset de yoktur!

Ne var ki,

özellikle sol sosuna bulaşmış kimileri henüz bunu anlamamakta ısrar ediyor.

Küçük küçük partiler, dar kadrolar, birbirini tekrar eden söylemler…

Her biri kendi doğrusu içinde kesin, ama toplum nezdinde bir gram karşılığı olmayanlar.

En büyük yanılgı da burada başlıyor:

Toplumsal karşılığı olmayan bir siyasetin, kendisini “Öncü” ilan etmesi.

Bu bir siyaset değil;

Bu ego tatminine dayalı bir yalnızlık biçimidir.

Üstelik bu yalnızlık,

Kendi yalnızlığı içinde kalarak ‘’Kendi adayını belirler, onunla seçime girerim’’ karşı devrime de hizmet etmeye devam ederim ile büyütülmek isteniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçümseyerek, onu yok sayarak, onun toplumsal zeminini değersizleştirerek siyaset yapılabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir.

CHP’yi eleştirmek başka, onu;

Toplumsal muhalefetin önemli bir kısmının neden orada toplandığını anlayamamadan kaynaklanan etkisiz ve önemsiz göstermek bambaşka bir şeydir.

Bugün milyonlarca insan yine değişim umudunu bu zemin üzerinden kuruyorsa, bunu yok saymak at gözlüğü ile bakmanın dışında siyaset değil, gerçeklikten kaçıştır.

Evet, CHP eksiktir.

Evet, hataları vardır, yapmıştır

Evet, en önemlisi de kadro ve örgütlenme sorunları vardır.

Ama buna rağmen ortada bir gerçek durmaktadır: Toplumsal muhalefetin en geniş kitlesel damarı yine buradadır.

 

Bunu görmeden, bunun üzerine yeni bir şey inşa etmeden, sadece dışarıdan konuşarak, sadece eleştirerek, sadece “Biz daha doğrusunu biliriz” diyerek hiçbir yere varılamaz.

Varlamıyor da…

Gezi’de sokağa çıkan milyonları örgütleyemeyen,

Gençliğin patlayan enerjisini kalıcı hale getiremeyen,

“Sen daha büyüksün ben daha büyüğüm afra tafranın ötesine geçemeyen”

en kritik anlarda bile dağınıklığı aşamayan bir ‘’Sol’’culuk hastalığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Tüm buna rağmen yine dar grupçulukta ısrar ediliyor.

Oysa gereksinim çok açıktır:

Yeni bir partinin ötesinde,

doğru yetenekli kadrolarla kitle örgütlenmesi, yeni bir hareket başlatılmasıdır.

 

Sokağı, emeği, gençliği, halkın gerçek sorunlarını merkezine alan bir siyasal hat.

Bu hat;

Birkaç insanın masa başında kuracağı değil, milyonların içinde büyüyecek bir hat olmak zorundadır.

Cumhuriyetçilik de tam olarak bunu gerektirir!

Cumhuriyet;

Dar kadroların değil halkın rejimidir.

Cumhuriyet;

Küçük hesapların değil büyük toplumsal yürüyüşlerin adıdır.

Cumhuriyet;

Kendini tekrar eden değil, kendini aşabilen bir mücadeledir.

Bugün yapılması gereken şey yeni tabelalar asmak değil,

yeni kitleler kazanmaktır.

Yeni partiler kurmak değil,

toplumu harekete geçirmektir.

En önemlisi de;

Var olan birikimi küçümsemek değil,

onu büyütecek cesareti göstermektir.

Bu ülke, dar grupların değil;

Doğru bir önderlikle örgütlü halkın gücüyle değişecektir!

 

Dar grupçu yapılar Türkiye’nin önemli bir sorunu!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!