Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. CHP Ya Kurtuluş Hattına Dönecek Ya Da Tarihin Kıyısında Kalacak

CHP Ya Kurtuluş Hattına Dönecek Ya Da Tarihin Kıyısında Kalacak

Cumhuriyet Halk Partisi bir “merkez partisi” değildir.

Advert
featured
service
2
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Cumhuriyet Halk Partisi bir “merkez partisi” değildir.
CHP, bir kurtuluş hareketinin siyasal devamıdır.

Bu parti, emperyalizme karşı savaşarak kurulmuş bir devletin partisidir.
Sivas Kongresi’nin, Erzurum’un, Birinci Meclis’in siyasal mirasıdır.
Tam bağımsızlık fikrinin kurumsal hafızasıdır.

Bugün sorulması gereken soru şudur:

CHP bu tarihsel hattın devamı mıdır,
yoksa liberal merkezin konforuna sığınmış bir seçim aparatına mı dönüşmüştür?

Antiemperyalizm: CHP’nin Kurucu Kodudur

Mustafa Kemal’in “tam bağımsızlık” vurgusu, retorik değil stratejiydi.
Kapitülasyonları kaldıran irade, yalnız askeri değil ekonomik bağımsızlığı da hedefliyordu.

Bugün Türkiye:

  • Dış borç kıskacında,
  • Sıcak para bağımlılığında,
  • NATO güvenlik eksenine mahkûm edilmiş,
  • Üretimden kopmuş bir ekonomi düzeninde savrulmaktadır.

Bu tabloya karşı net bir antiemperyalist ekonomik program koyamayan bir CHP, kurucu ruhuna ihanet eder.

Antiemperyalizm; romantik bir slogan değil,
kamuculuk, planlama ve stratejik sektörlerin millî kontrolüdür.

Sol Kimlik Flu Olamaz

Sosyal demokrasi, Avrupa’da işçi sınıfının mücadelesinden doğmuştur.
Refah devleti modeli; sendikal hareket, kamusal mülkiyet ve planlı ekonomi üzerine inşa edilmiştir.

Türkiye’de ise “merkezileşme” adı altında ideolojik bulanıklık yaratılmıştır.

Oysa siyaset nettir:

Ya sermaye düzenine uyum sağlarsınız,
ya emeğin yanında saf tutarsınız.

İkisi birden olmaz.

CHP sağ seçmenden oy devşirme stratejisiyle büyüyemez.
Çünkü ideolojik omurgasını kaybeden parti, güven üretemez.

Toplum, taklit değil; sahicilik arar.

İsimler Değil, Hat Belirleyicidir

Tarih göstermiştir ki büyük dönüşümler kişilere değil, fikirlere dayanır.

1920’de Anadolu’yu ayağa kaldıran şey bir “aday” değildi;
bağımsızlık fikriydi.

Bugün mesele bir belediye başkanının popülaritesi değildir.
Mesele CHP’nin hangi ekonomik modeli, hangi dış politika vizyonunu, hangi sınıfsal konumlanmayı savunduğudur.

Parti, şahıs merkezli değil program merkezli siyaset üretmek zorundadır.

Örgüt, CHP’nin Asıl Gücüdür

CHP’yi dönüştürecek olan ekran figürleri değil, örgüt iradesidir.

Mahalle delegesi, sandık görevlisi, gençlik ve kadın örgütleri…

Eğer parti içi demokrasi işletilmezse,
ön seçim kurumsallaşmazsa,
program tartışmaları tabana açılmazsa;

CHP sadece vitrin değiştirir, yön değiştirmez.

Devrimci siyaset tabandan yukarı kurulur.

Yeni Bir Sol Cephe Zorunluluktur

Türkiye’nin ihtiyacı yalnız iktidar değişimi değildir.
Ekonomik model değişimidir.

Borç ekonomisinden üretim ekonomisine,
ranttan planlamaya,
özelleştirmeden kamuculuğa geçiş…

Bu geçiş, ancak sol-sosyal demokrat, kamucu, antiemperyalist bir cepheyle mümkündür.

CHP lokomotif olmalı;
sendikalar, emek örgütleri, gençlik hareketleriyle tarihsel bir blok kurmalıdır.

Bu, romantizm değil; zorunluluktur.

Ya Kurucu Ruh… Ya Tarihsel Silinme

CHP iki yol ayrımındadır:

Ya yönünü sola net biçimde çevirecek,
ya da merkez sağın gölgesinde eriyip sıradanlaşacaktır.

Tarih affetmez.

Kurucu parti olmak, geçmişe övünmek değildir;
o ruhu bugünün koşullarında yeniden üretmektir.

Antiemperyalist ekonomi,
kamucu sosyal devlet,
örgütlü parti disiplini,
net ideolojik duruş…

Bunlar olmadan CHP ayağa kalkamaz.

Ama olursa…

Sadece seçimi kazanmaz.
Topluma yön verir.
Cumhuriyet’i ikinci yüzyılında yeniden tanımlar.

Zaman gerçekten çok şeye gebedir.

Sorun aday değil.
Sorun istikamet.

Ve istikamet, ya bağımsızlıktır…
ya bağımlılık.

CHP artık karar vermelidir.

Bu tarz yazılar devam edecek…

Not : Sayın Hanımefendi, Beyefendi, bazı whatsap guruplarında ortak listelerde olduğumuzdan dolayı, solmedya haber ve yazıları  telefon ve e postalarınıza düşüyor.  Amacımız kimsenin zamanını almak ve rahatsız etmek değildir. Hepimizin ortak sorununu bir şekilde dile getirmektir. . Ancak peşinen eğer istenmeden paylaşımlar aldıysanız özür dileriz. Eğer geri bildirimde bulunursanız listeden adresinizi hemen çıkarırız.

CHP Ya Kurtuluş Hattına Dönecek Ya Da Tarihin Kıyısında Kalacak
+ - 2
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

2 Yorum

  1. 24 Şubat 2026, 11:00

    Sn YILMAZ; ülkemiz ve insanlık için partililerimizin ve oy veren yurttaşlarımızın verdiği MUCADELEYI YAZILARINIZ da görmezden geliyorsunuz, Gündüz gece , karda yağmurda mücadele verdik, hapislerde ömürler çürüdü, Gençliğimiz gitti, ailemiz dağıldı, ekonomik olarak çöktük. ÖLDÜK Fakat yinede YIL.MADIK. ICERDE VE DISARDA her türlü zorluğa gogus gerdik.
    SIZ ISE BIZI;
    CHP bu tarihsel hattın devamı mıdır,
    yoksa liberal merkezin konforuna sığınmış bir seçim aparatına mı dönüşmüştür?
    DIYEREK, farklı bir konuma taşıyorsunuz. YAZIK….

    • 24 Şubat 2026, 19:33

      Burhanettin bey’e katılmamak Elen Değil.
      CHP’nin dar kadroları,CHP’ yi ele gəçirip,etraflarındaki ler’le birlikte CHP’nin kazanımlarından faydalandıkları zaman,kendilerini kurtardıkları için Türkiyenin KURTULDUĞUNU sanırlar.Dolaysıyla iktidar olmak için mücadele etmiyorlar..
      Bunun bir çok,Sosyolojik,Psikolojik ve Sosyo Ekonomik nedenleri vardır.
      CHP’ yi ele geçirenlerin,ilk mücadeleleri,kendilerine bireysel ekonomik çıkarları temin etmek ve bu KARA DÜZENLE OLAN ÇELİŞLİLERİNİ ÇÖZMEK’TİR.
      Hiç bir CHP’ li Vekil bize verilen 450 000 TL Maaş çok paradır.Askari ücretin 28 000 TL olduğu ülkemizde bu bir İNSANLIK SUÇU’DUR diyebildi mi????

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin