Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin sol damarını, halkçı mücadelesini, devrimci geleneğini temsil eden yüz yıllık bir çınardır. Ancak bugün, ne yazık ki bu çınarın gövdesine küçük çıkar hesaplarıyla baltalar indiriliyor! Parti içi seçimlerde yaşanan tablo, üyelerin iradesine, örgütlü mücadeleye ve partinin tarihsel değerlerine açık bir saldırıdır.
Bazı ilçelerde delege seçimleri, örgütü yok sayan, üyelerin iradesini hiçe sayan, eş-dost-akraba ilişkileri üzerinden şekillendirilen listelerle yürütülüyor. Bazı belediye başkanları ve onların güdümündeki ilçe başkanları, partiyi kendi çiftlikleri gibi görerek dikensiz gül bahçeleri kurma derdindeler. Farklı düşünen, siyaset üreten, eleştiren, mücadele eden parti emekçileri ise sistemli bir şekilde dışlanıyor.
Kadınlar, gençler, emek veren partililer listelerin dışında tutuluyor. CHP’nin geleceğini omuzlayacak dinamik kadrolar, küçük bir azınlığın iktidar hırsına kurban ediliyor. Bu bir hata değil, bu bir bilinçli tercihtir! Parti içindeki demokrasiyi yok etmek isteyen, örgütü etkisizleştiren, üyeleri pasifleştiren bir anlayış var.
Ve biz soruyoruz:
İl başkanı, il yönetimi, siz neden sessizsiniz?
Bu tabloya göz yummak, bu suça ortak olmak demektir! Eğer genel merkezden talimat geliyorsa, bunu da açıkça söyleyin! Ama bilin ki üyelerin iradesini yok sayan her karar, CHP’yi halktan, emekçiden, gençten, kadından, kısacası tabandan koparır.
CHP’yi iktidara taşıyacak olan; masa başında dizilen akraba listeleri değil, örgütlü halk iradesidir!
Sol Değerleri Yok Sayanlar, CHP’yi Yokluğa Mahkûm Ediyor!
Cumhuriyet Halk Partisi, halkçı, sosyal demokrat, sol bir parti olarak var oldu. Sokakta, fabrikada, üniversitede, köyde ve kentte halkın yanında durarak büyüdü. Ancak bugün görüyoruz ki, bu tarihi misyon terk ediliyor. Partiyi sağa çekmeye çalışan, onu sermaye ittifaklarının taşeronu haline getiren bir anlayış var. Biz buna izin vermeyeceğiz!
CHP’nin kimliğini ve örgütlü yapısını yok edenler, yarın iktidarı değil, yenilgiyi hazırlıyor. Çünkü örgütsüz, tabansız, halktan kopmuş bir CHP, ancak kaybetmeye mahkûmdur.
Bu noktada çağrımız nettir:
- İl başkanı ve il yönetimi! Uyumayın, seyirci kalmayın, örgüte sahip çıkın!
- Genel merkez! Tabanı yok sayan, örgütü bypass eden bu anlayışa dur deyin!
- Parti üyeleri, emekçiler, gençler! Söz hakkınıza, iradenize, geleceğinize sahip çıkın!
Unutmayın: CHP’yi büyütecek olan makam, ihale, koltuk ittifakları değil; sokaktaki mücadele, tabandaki dayanışma ve örgütlü halk gücüdür.
Biz bu partiyi, Mustafa Kemal’in devrimci mirasıyla, Bülent Ecevit’in halkçı çizgisiyle, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının mücadele ruhuyla iktidara taşımak zorundayız. Ancak bunun yolu, küçük iktidar oyunlarını değil, büyük halk mücadelesini örgütlemekten geçer!
Eğer CHP’nin içinde küçük hesaplara boyun eğersek, sadece koltukları değil, bu ülkenin geleceğini de kaybederiz.
Ve biz buna asla izin vermeyeceğiz!
YARIN YAZIDA:
“Örgütün İradesi, Örgütün Adayı: Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz!” Başlıklı yazı ile Devrimcilerin, demokratların ve yurtseverlerin tüm ilçelerde örgütün adayına destek vermeye , örgütün adaylarını çıkarmaya çağrımız olacak.




Chp nin içinde küçük hesaplara yer vermeyeceğiz de be yapacağız. Yani nasıl yer vermeyeceğiz